Türk Dili Üzerine Değerlendirme

Türk Dili Üzerine değerlendirme isimli bu yazımızda Türkçemizin ve dilin kültür üzerindeki etkilerine değindik, konuya başlarken Mehmet Kaplan hocanın dil tanımına yer vermeyi uygun gördük. İyi okumalar.

Dil, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış gizli bir antlaşma sistemi, kendi kanunları içinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlık, seslerden örülmüş bir yapı, toplumsal bir kurumdur. Dil bir milletin kültürel değerlerinin başında gelir. Dilin olmadığı bir yerde kültürden de söz edilemez.

Geçmişten günümüze kültürümüzü dil aracılığı ile aktarırız. Dil ile kültür iç içedir, her ikisi de birlikte gelişir. Dil, bir milletin yaşadığı sosyal hayata göre tabakalara ayrılır. Nasıl ki köylü ile şehirli arasında şive farklılıkları olsa da konuşulan genel dil aynıdır. Bir uygarlığın kültürü hakkında bilgi edinmek istediğimiz zaman ilk yapmamız gereken o uygarlığın dilini öğrenmektir. Farklı kültürdeki insanların düşünceleri anlayabilmemiz için de dil zorunludur.

Türk dili

Düşünceler, dili oluşturduğu gibi, diller de düşünceleri oluştururlar. İnsanoğlu düşüncelerini dil üzerinden aktarır. Dil olmadığı zaman insan ne kendini anlatabilir ne de karşısındaki insanı anlayabilir.

Bir milletin varolabilmesi için dilinin herkes tarafından el üstünde tutulması gerekmektedir. Diğer dillerden dilimize olan müdahalelere karşı dikkatli olmalıyız.

Örneğin yazar Hayati İnanç yabancı kelime olan stres kelimesinin dilimizdeki on beş karşılığı olduğunu söyler. Bunlar;

  • gam,
  • gussa,
  • kasvet,
  • kader,
  • melal,
  • inkisar,
  • ızdırap,
  • hüzün,
  • kahır,
  • yeis,
  • efkar,
  • tasa,
  • dert,
  • mihnet,
  • elem,
  • üzüntü,
  • sıkıntı,
  • kaygı,
  • enduh,
  • kuduret,
  • dilhun

Bunu kendi diline haksızlık olarak görür.

Dilimizde on beş farklı karşılığı olan yabancı bir kelimeyi alıp bu on beş kelimeyi tozlu raflara kaldırıyoruz. Bu dilimizi geliştirmek midir yoksa onu kısıtlayarak öldürmek mi? Türk dili bizim milletimizin var olması demektir. Dilini kaybeden bir toplum yok olmaya yüz tutmuştur.

Dolayısıyla Türk dilimizi korumalı ve onu dünya dilleri arasında önemli yerlere taşımalıyız. Dilimizin asimile olmaması için yabancı kelimelerin girişine ve ülkemiz içerisinde kullanılmamasına ve dikkatli olarak kontrollü yayılmasında ihtiyatlı olmalıyız.

Kaynak
  • Mehmet Kaplan, Kültür ve Dil (Dergah Yayınevi)
  • Bedia Akarsu, Dil – Kültür Bağlantısı (İnkılap Kitabevi)

Blok yazımı okuduğun için müteşekkirim. Başka yazılarda görüşmek dileğiyle…

  • Add Your Comment