Anadolu’da Tasavvuf

Tasavvufun kelime anlamı, yün elbise giyen sufî, sof, Allah ilmi için uğraşan düşünürdür. Tasavvuf kaynağını Hicrî ll. asırda, Miladî 750 yılları civarında Şam’da Ebû Haşim adlı sufî bu hareketi oluşturmuştur. Emevîler ve Abbasîler İslamiyet’i kendi devlet yönetimlerine göre düzenleyerek farklılaştırdılar. Ve dini babadan oğula geçen bir sistem hâline getirdiler. Emevîler döneminde yapılan yanlışlıklara karşı bir grup sufînin Hz. Muhammed (s.a.v) dönemini yeniden canlandırmak arzusu ile ortaya çıkmıştır.

Tasavvuf inancına göre insan ruhu varlıkta ortaya çıkmadan önce 18 âlem ve bu âlemlerin her birinin içindeki bin âlemi gezdikten sonra insanda ortaya çıkar. Dolayısıyla insan küçük bir kâinattır.

Anadolu’nun Türkleşmesini sağlayan, mayalayan Horasan’dan gelen dervişler halkı birleştirmiştir. Anadolu’da bulunan önemli mutasavvıflar: Yunus Emre, Mevlâna Celaleddin Rumî, Sultan Veled, Ahmed Fakih, Hacı Bayram Velî, Hacı Bektaş Veli, Şeyyad Hamza gibi önemli isimlerdir. Xll. asırda tasavvuf geleneğini başlatan Hoca Ahmed Yesevî Türkistan coğrafyasında kendi töre, inanç ve geleneklerine uygun olarak İslâmiyet’i yaymak ve özellikle göçebe Türkmenlere İslâm’ı öğretmek amacı ile “Divan-ı Hikmet ” adlı eserini ortaya koymuştur. Diğer önemli mutasavvıf Hacı Bektaş Veli Ahmed Yesevi’nin müridi olan Lokman Perende’nin öğrencisidir. Bu mutasavvıflar Hz. insan için mücedele etmiş ve uğraşmışlardır. Yesevilik ilk Türk tarikatıdır. Anadolu’da sırasıyla kurulan diğer tarikatlar: Kübrevîlik, Mevlevîlik, Halvetîlik, Bayramîlik, Gülşenîlik, Şabanîlik, Rufailik  gibi tarikatlardır.

Günümüzdeki bazı tarikatların da kişisel, bölücü ve maddi amaçlı değil, birleştirici ve din hizmeti için devam ettirilmesini temenni ediyoruz…

 

 

 

 

 

 

  • Add Your Comment