Alevilik : Sözlü Gelenek

Alevi ne demek, Aleviliğin oluşumu, Alevi kime denir ve nasıl olunur bunları derlediğim yazımda bulabilirsiniz. İyi okumalar.

Alevilik
Alevilik

Alevi İsmi

Alevi kelimesi lügat anlamı Arapça’da Ali’ye mensup, Ali’ye ait anlamlarına gelmektedir. Çoğulu Aleviyye ve Aleviyyun‘dur. Kısaca Hz. Ali’yi sevenler ve ona bağlı olanlara Alevi denmektedir. Alevi kelimesi, İslam siyasi tarihinde ilk kez hilafetle ilgili anlaşmazlıklar arasında kullanılmıştır. Sözlük anlamı dışında Alevi tabiri, Hz. Ali’yi Hz. Muhammad (s.a.v)’den sonra onun, Allah’ın ve Hz. Peygamberin tayiniyle imamlığa gelmesi gerektiğini kabul edenler için Şia kelimesiyle eş anlamda kullanılmıştır. Alevi terimi tasavvufta bazı tarikatların ortak adı olarak kullanılmıştır. Hz. Ali’ye dayandırılan tarikatlara Alevi tarikatlar denilmiştir. Anadolu Aleviliğinin tarihinde Alevilik için türlü isimler bulunmaktadır. Bu isimlerin en bilinenleri Bektaşilik, Kızılbaş ve Tahtacılar’dır.

Hz. Ali
Hz. Ali

Aleviliğin Şekillenişi

Alevilik, 10. yüzyıldan itibaren Türklerin İslam’ı kabul etmesiyle birlikte göçebe veya yarı göçebe olarak yaşayan oymakların yeni din ile eski dini inançlarını birbirine katmalarıdır. Alevilik, başta bazı sufi kalıplarla şekillenmiş 10-15. yüzyıllarda Anadolu’ya geldiğinde burdaki bazı eski kültürlerden etkilenmiştir. Alevilik, gerek Kızılbaşlık gerekse Bektaşilik olarak tasavvufi temel üzerine oturan bir yapıdır. Alevi inancı bir din değildir, ama İslam içerisindedir. Bir mezhep değildir, mezhepler ve tarikatlar üstü bir inanış biçimi olarak görülmüştür. Bu inanış biçimi sadece dinsel hayatı değil, toplumsal hayatı da belirleyen bir inanç sistemi olarak görülmektedir. Alevi inancı daha çok Anadolu’ya özgü bir inanıştır. Aleviler, tasavvufi düşünceden etkilenmiş ve Batıni inançları benimsemişlerdir.

Hacı Bektaş Veli
Hacı Bektaş Veli

Sözlü Gelenek Alevilik

Aleviliğin ggeleneksel bir yapı olarak ele alınması ve nesillerden nesillere aktarılışını sözlü kültür üzerinden olması sık sık vurgulanmıştır. Sözlü kültürde geleneksel bilginin aktarılması usta – çırak bağlılığında, Aleviliğin özelinde dede – talip bağlamında gerçekleşmektedir. Sözlü kültüre dayanan kolektif bilincinin ve belleğinin oluşturulup, geliştirilmesinde, sürekli yenilenmesinde dedelerle birlikte zakirler ve ozanların katkısı büyüktür. Zakirler ve ozanlar Aleviler açısından, Alevi belleğinin unutulmamasını ya da kendi tarihlerinin sürekli yazıcıları ve öğreticileridirler. Dini törenlerde tarihsel olayları simgeleştirip sunarlar çünkü kalıplaşan düşünce biçimleri geleneksel sözlü kültürün unutulmamasını sağlamaktadır.

Buyruklar: Alevilik İnancının Ana Kaynağı

Buyruk, Aleviliğin inanç esaslarını, ibadet biçimlerini, ahlak kurallarını ve geleneklerini anlatan, genellikle dede evlerinde olan kitapların adıdır. Buyruklar, 16. yüzyıldan itibaren yazıya geçirilmeye başlanmıştır. Alevilerin tarikar geleneği ve diğer bir takım dini konular hakkında bilgi veren bir tür ilmihal kitaplarıdır. Buyrukların kaynağı Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamberin hadisleri, Kutadgu Bilig, Yunus Emre’nin ilahı ve şiirleri, Fütüvvetnameler ve Hacı Bektaş Veli’nin Makalat’ıdır. Buyruklar, Aleviliğin /Bektaşiliğin, yani Kızılbaşlığın, “bir yol ve süreğin” içtüzüğü, programı, ilm-i hali aslen anayasasıdır. Buyrukların dili, halk müslümanlğınınve halk düzeyinde yaşanan sufiliğin dili olup, menkıbevi ve batıni bir dille yazılmaktadır.

Alevi Kime Denir Ve Nasıl Olunur?

Birkaç görüşe göre Alevi olmak için Alevi soyuna bağlı olmak gereklidir. Lakin taraftar olmak için belli bir soydan gelme şartı aranmaz çünkü Aleviliğin ilk zamanlarında da farklı dinden birçok insan Aleviliğe geçmiştir. Böylece bireyin Alevi olabilmesi için belli bir soydan gelmesi gerekli değil bireyin niyeti önemlidir. Allah’a kul, Hz. Muhammed’e ümmet, Hz. Ali’ye talip olmak, Hz. Hüseyin gibi ser vermek ve o yolda gitmek, 4 kapı 40 makam, 360 Menzili bilmek, bir seyyid ocağına bağlı olmakla Alevi olunur ve o insana da Alevi denir.

Blok yazımı okuduğun için teşekkür ederim. Başka yazılarda görüşmek dileğiyle…

Kaynak:

    1. Bekir KARACA 22 Mayıs 2020

    Add Your Comment