112 Yaşında Müslüman Olan Bir Ruhban

Bilindiği üzere Osmanlı Devleti, kuruluşundan çöküşüne kadarki süreçte ekseriyetle  gayr-i müslîm olarak nitelendirilen ehl-i kitâba  istimâlet çerçevesinde yaklaşmış, inançlarında özgürlükler tanımıştır. Kimi zaman inancının gereği hoş,iyi davranışlar sergileyerek birçok gayr-ı müslîme örnek olmuş, onların kalblerini celb edebilmiştir. Bu vâsıta ile gayr-ı müslîmlerden İslâm ile müşerref olmuş kimseler bir hayli fazladır. Bunlar içinde târihimizde en dikkat çekici olanı 112 yaşındaki Hıristiyan din adamlarından bir kimsenin Müslüman olmasıdır. Bu bilgiyi elimizdeki Hicrî 1128 (1716) târihli buyruldudan anlıyoruz. Mühtedî olmasıyla birlikte Yusuf adını almıştır. Bu kişi dönemin pâdişâhı olan III. Ahmed’e arzuhal yazarak sünnet olduğunu ve hasta olarak evde yatdığını, yaşlı olmasıyla çalışacak durumda da olmadığını belirterek geçineceği kadar maddi destek istemektedir. Bunun üzerine kendisine 7 Akçe verilmesi buyrulmuştur. Ayrıca bu kişinin pâdişâhın huzurunda müslüman olduğu bilgisi belgede geçmektedir.

Bahsettiğimiz belgenin transkripsiyonu ise şöyledir;

Sahh

Düşen mahlûlden takas olmak üzre
İstanbul’da Akmişe Damgası Mukâtaasından yedi akçe tevcîh olunmak
buyruldu.
24 S. sene (1)128

Devletlü ve Merhametlü ve İnayetlü Sultânım Hazretleri Sağ Olsun:

Bu kulları yüz on iki yaşında ve ruhbanlar zümresinde iken, devletlü sultanım hazretlerinin huzûr-ı âlîlerinde şeref-i İslâm ile müşerref olub, elhamdülillâhi te‘âlâ ve lâkin ziyâde pir ü ihtiyâr, kâr ü kesbe iktidârım ve tâkâtim olmayup ve sünnet olaldan beru hasta yaturem. Merhamet ve inâyetlü ümidiyle devletlü efendime ahvâlim i‘lâm. Lillâhi te‘âlâ ve Resûlihi pirlik ve ihtiyârlık hâlime merhamet buyurup kifâf-ı nefs mıkdârı İstanbul Gümrüğü′nden ihsân ve mesrûr buyurmanız ricâ ve niyâz ederim. Birkaç günlük ömrümde efendimin du‘âsında olayım. Ma‘lûm-ı devletleridir ki bu sinîn-i sâlde şeref-i İslâm ile müşerref olduğum ecilden ümidvârım ki devletlü efendimin hakkında du‘âmız müstehâb ola. Allahu sübhânehu ve te‘âlâ şevketlü ve kerâmetlü Pâdişâh-ı âlem-penâh hazretlerinin ve inâyetlü efendimin ömr-i devletlerin yevmen-fe-yevmen ziyâde eyleyüp ve a‘dâ-yı dîn üzerine gâlib ve muzaffer eyleye. Âmîn bi-hurmetihî seyyidi’l-murselîn. Bâkî emr-i fermân devletlü efendim sultânım hazretlerinindir.

Bende-i Yusuf

BOA, İbnü’l-emin Tasnifi, Müstediyât, 291

  • Add Your Comment